Kayıp genç ve çocuk haberleri. Öyle boyutlara geldi ki ulusal televizyon kanalları kayıpların bulunması için büyük reytingler alan programlar yapmaya başladı. Bu programlar birkaç yıldır artan bir ilgi ile izleniyor. En çok reklâm alan programlar oluyorlar.
Peki, sahiden ne oluyor. Bu insanlar hiç iz bırakmadan nereye kayboluyor.
Kaybolan çocuk ve ailesinin sosyal durumlarına bakınca ipuçlarını yakalamak mümkün.
Eğitim ve ekonomik durumları daha alt düzeyde, daha kalabalık ailelerden kurbanlar seçilmektedirler.
Daha açarsak, eğitim durumlarının alt kesimden seçilme nedeni hak arama yolları konusunda daha pasif kalınacağı fikridir. Ekonomik zayıflığı da bu başlıkta değerlendirebiliriz. Kalabalık aileden seçilmelerinin nedeni ise, aile fertleri arasında değer paylaşımının, kalabalıkla birlikte daha az olacağı inancıdır.
Kaçırılan çocuk cinsiyetlerinde kız çocukları çoğunluktadır. Kurbanın ailelerinin töre vesair gerekçeler ile kız çocuklarının akıbetlerini merak etmeyecekleri, hatta aramayacakları sayı ki ile feodal yapının daha örgün olduğu doğu kökenli ailelerin kız çocukları kaçırılmaktadır.
Kaçırılan çocuklar ne oluyor. Bir numaralı alan seks sektörüne elaman, bedava insan kaynağı sağlamak görünse de, son zamanlarda organ ticareti olarak adlandırılan kısa zamanda, kolay ve çok toplu para anlamına gelen aşağılık sektörün kurbanı oldukları inancı yaygındır.
Dernek olarak bundan iki yıl önce İzmir’de yaptığımız bir çalışmada ilk ipuçlarını yakalamış ve rapor olarak, her zeminde dile getirmiştik.
Kaçırılan çocuklar, ne sigara nede alkol bağımlısıdırlar. Utanarak yazıyorum ama bir uzmanın dediği gibi ideal dönör durumundadırlar.
İç ege bölgesinde kolluk kuvvetlerinin bir organ mafyası ile ilgili yaptığı operasyonu hatırladığımızda her türlü gayri insanilik ve acımasızlığın ulaştığı boyutu görmekteyiz.
Son zamanlarda çok kolay yoldan, birden zengin olma efsane haline gelmiştir. Çünkü bazı hayat kadınları, hayat kadınlarının koruyucu erkekleri bile bu organizasyonlara ulaşma yollarını aramaktadırlar. Duruma baktığımızda bu tür organizasyonların henüz Ankara gibi büyük kentlere ulaşmadığını gözlemlemekteyiz. Yani olay vahim ve salgın boyutu öncesindedir. Bu kanıya nerden kapıldığımıza gelince, bir kadın satıcısının tüyler ürperten şu ifadesini göz ardı edemeyiz. Şöyle diyordu satıcı insan müsvettesi: Bir kız âlemde( fuhuş sektörü ) en fazla bana 4 yıl bakar, para getirir. Bu âlem 4 yılda insani çökertir. Oysa yolunu bulup satsam, birden 300 milyar para getirir. 3 kız satsam oraya( organ mafyası ) benim yedi sülalem zengin olur.
Yukarıda ki fikrin yerleştiği her beyin, pimi çekilmiş bir bombadır.
Bu beyinlerden örneğin Ankara’da bir düzineden çok tanıyoruz.
Acilen medeni Dünya’da ulus olarak bizi utanca sokacak bu tür oluşumların kök salmadan engellenmesi gerekmektedir. Küçük ölçekli bir Sivil Toplum kuruluşu olarak iki yıl öncesinden tespit edip dillendirdiğimiz bir olay, bu gün ülke gündemini işgal etmiştir.
Sorunu öteleme politikasını sürdürürsek her yıl Emniyet Genel Müdürlüğü bu sene açıkladığı 1657 kayıp çocuğa, Allah korusun bir o kadar daha eklenip gidecektir. Bizim gibi aile bağları güçlü toplumlarda, ulusal travmalar yaratacaktır.
Bu kayıp çocukların bir bölümü dilendirilmektedir. Bir bölümü ise yine utanç ticareti olarak adlandırdığımız daha çok uzak doğu ülkelerinde olan ( genç erkek oğlan ) çocuk fuhuşu sektöründe kullanılmaktadır. Bunun açık delili ise bazı A.B. ülke polisi tarafından aranan bazı çocuk istismarcılarının bazı illerimizde yakalanmalarını gösterebiliriz.
Sosyal sorumluluğumuz gereği, bir sivil toplum örgütü olarak kamu otoritesine bu konularda her türlü bilgi ve birikimimizi paylaşmaya hazırız. Yeter ki çözüme niyetli bir erk olsun. |